Amerika’nın En İdeal Seyahat Rotası

Total
0
Shares

Özgürlük Anıtı, Empire State, Hollywood tabelası, Las Vegas neon, Golden Gate, Beyaz Saray… Giden gitmeyen herkes için tanıdık simgeler… Apple bilgisayarlardan Coca-Cola’ya, kültürel ikonlarıyla olduğu kadar, küresel markalarıyla da her yerde tanıdık geliyor. Yine de ilk kez gelen ziyaretçiler hiç meraklanmasın; Amerika’da herkes için yeni bir sürpriz var!

Muhammed Ali, Louis Armstrong, Michael Jordan, Madonna, Elvis Presley, Mark Twain, Walt Disney gibi çeşitli ikonlarla büyüdük hepimiz; bu devasa coğrafya bir şekilde her zaman hayatımızdaydı. Hatta bir çoğumuzun ‘Amerikan Rüyası’ bile var. Çünkü Amerika bir şekilde her şeyin mümkün göründüğü ve talihin her an vurabileceği garip bir iyimserlik yaratıyor. Afrikalı Amerikalılar, Çinli Amerikalılar, Latinler, Teksaslı kovboylara kadar türlü etnik kökenleri ağırlıyor; bir o kadar da dünyanın her yerinden milyonlarca turist alıyor.

Başlamak İçin Özgürlükçü Bir Yaşam Rotası

Amerika’yı baştan uca gezmek hayatınızdan birkaç yılınızı çalabilir. New York gibi ikon şehirler kadar küçük kasaba zevklerinin ve arka yol tuhaflıklarının tadını çıkarmak için çok fazla zamana ihtiyacınız var. Çoğu insan için başlamak için bariz bir yer olarak NY ve Los Angeles akla gelir. Niagara Şelalesi, Büyük Kanyon gibi rüya manzaraların ve Teksas gibi derya çöllerin de oldukça alıcısı var. Sörf kültürü ve özgürlükçü yaşam tarzı da kimileri için başka bir cazibe olsa gerek.

İşte tam da bu noktada, hali hazırda okumakta olduğunuz Amerika gezinizin başlama serüveni olarak işinizi kolaylaştırmaya geldik. Los Angeles’tan başlayarak NY’de bitirdiğimiz 15 günlük başlangıç serüvenim sizlere bir rehber olarak yol göstersin diyorum ve ilk durağımız olan Los Angeles ile anlatmaya başlıyorum.

İstanbul’dan Los Angeles’a

Hollywood sayesinde, gezegendeki çoğu insan en azından Los Angeles’ı duymuştur. Airbnb’den kiraladığımız eve varmadan önce ilk önerim olarak kesinlikle bir araç kiralamanızı kendinize bir borç bilin. Avrupa gibi ülkelerde sık sık kullandığımız metro ve toplu ulaşımlar Amerika’nın çoğu eyaletinde işinizi pek de kolaylaştırmıyor. Araba şart diyorum ve Santa Monica ve Venice Beach’in derinlerine doğru yola çıkıyorum.

Konaklama için Venice Beach yakınlarında müstakil bir Airbnb evi kiraladık. Hollywood Yıldızlar Geçidi’ne, Santa Monica Beach’e, Hollywood Universal Stüdyolarına planımızı yaptık. Meşhur Hollywood yazısında Instagram postlarını çektik ve şehrin en zengin bölgeleri olan Beverly Hills, Bel Air’de turladık. Los Angeles gerek yaşam kültürü, rüzgarlı havası, ikon plajları ve ünlü dünyasından tanıdığımız şovlarıyla bizlerin kalbini çaldı.

Los Angeles’tan Las Vegas’a

Amerika seyahatimizin ikinci ve en çılgın rotası kuşkusuz Las Vegas’tı. Dünyanın en güzel kara yolcuğunu yapmama sebep olan route 66 güzergahı boyunca direksiyon salladık ve 5 saat sonra Nevada Çölleri’ni aşmış ve ışıklar şehrine ulaşmıştık. Tabii ki ilk olarak bizleri hayal gücümüzü zorlayan devasa oteller ve ışıklandırmalar karşıladı. Üç boyutlu reklam panoları da cabası… Burayı kesinlikle kumarhanelerinden ibaret sanmak büyük bir yanılgı olur. Las Vegas sınırları zorlayan özgürlükçü yaşam tarzı ve renkli şov dünyasıyla herkesin mutlaka en az 1 defa bulunması gereken bir yer…

Vegas’tan San Fransisco’ya

Las Vegas seyahatimize 2 gün süre verdik ve bu görkemli şehri geride bırakarak kısa bir ara uçuş ile teknoloji şehri San Fransisco’ya vardık. Twitter, YouTube gibi sosyal medya uygulamalarının ana merkezlerini ve yine birçok global markaya ev sahipliği yapan SF’de butik bir otel tercih ettik. Kırmızısını aklımıza kazıyan Golden Bridge ilk durağımız oldu. İkinci durak:Alcatraz! 1934’te Amerika’nın en korkunç, yüksek güvenlikli hapishanesi bir kale ve askeri hapishane olarak hizmet etmişti. Hapishaneye turistler için vapurla geçişler yapılıyor. Biz uzaktan bakmayı tercih ettik.

Bir diğer ilgi çeken bölge ise dünyada bilinen en eski ve en büyük Çin Mahallesi’nin yine San Fransisco’da oluşuydu. Dragon Gate adında bir kapıdan giriyor ve kendinizi bir an için Çin’de hissediyorsunuz. Tamamen Çin kültürüyle donatılmış bu sokak, hala bilinen en büyük Çin Mahallesi unvanını taşıyor.

Son Durak: New York City!

Amerika başlangıç seyahati olarak adlandırdığım gezinin son durağı ise kuşkusuz New York olmalıydı. Uzun bir ara uçuş ile dünyanın en ikonik şehirlerinden birine, New York’a geldik. Times Meydanı’ndaki devasa reklam panolarında büyülendik; hala yenilenmemiş fareli metrolarında seyahat ettik; elinde meşalesiyle Özgürlük Anıtı’na, Central Park’a, oradan da ekonominin kalbinin attığı meşhur BOĞA’ya gittik.

Naçizane bir gezi planı olarak konu aldığım bu seyahat yazım, umarım Amerika seyahati planlayan gezginlere ışık niteliğinde bir rehber olur. Şimdiden herkese iyi keşifler!

Total
0
Shares

İstanbul’un İlk Asma Köprüsü Nasıl Yapıldı

Eski adıyla Boğaziçi Köprüsü-15 Temmuz Şehitler Köprüsü-, her gün binlerce insanı Asya’dan Avrupa’ya geçişini sağlıyor. Boğazda karşıdan karşıya…

Comments4

  1. Amerika hayali olan biri olarak etkilenerek izledim. İnşallah bir gün bizim yolumuz düşer de bu video bize rehber olur ,❣️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Total
0
Share